Ekip etkinliklerinin çoğu aynı sorundan muzdarip: insanlar yan yana ama birlikte değil. Akşam yemeğinde herkes zaten konuştuğu kişiyle konuşur, bowlingde sıra beklenir. Atölyenin farkı şu: herkesin önünde kendi işi vardır ama iş ortaktır — çamur merkeze alınırken, hamur yoğrulurken, ritim tutturulmaya çalışılırken hiyerarşi tezgâhın kenarında bekler. İki saat sonra ortada hem bitmiş bir şey hem de yeni bir ortak hikâye olur.
Hangi ekibe hangi atölye?
- Birbirini az tanıyan ya da yeni kurulan ekip: ritim çemberi. Ön bilgi istemez, kimseyi tek başına sahneye çıkarmaz ve on dakika içinde herkes aynı sesin parçası olur.
- Rekabeti seven ekip: mutfak. Masalara bölünüp aynı tarifi yarıştırmak doğal bir kurgu; kapanışta sofra zaten hazır.
- Yorgun, dönem sonu ekibi: seramik. Çark ve elle şekillendirme sesi kısar, telefonlar çamurdan uzak durur; iki saatlik zorunlu ve meşru bir sessizlik.
- Uzaktan çalışan, yılda bir toplanan ekip: eve götürülecek bir şey üreten herhangi bir atölye. Kupa, kâse, dokuma — masadaki o nesne toplantı ekranında bile hatırlatıcı olarak çalışıyor.
Kaç kişi, hangi saat?
Dört ile kırk kişi arası tek organizasyonla çalışılıyor; daha büyük gruplarda ekip paralel atölyelere bölünüp kapanışta birleşiyor. Saat konusunda en iyi sonuç mesai içinden çıkıyor: cuma öğleden sonrası katılımı en yüksek dilim. İş çıkışı seansı da olur ama gönüllülüğü düşürür — 'etkinlik' mesaiden sayılmıyorsa ekibin bir kısmı gelmez, gelmeyen de haklıdır.
En sık yapılan üç hata
- Ekip adına zorlayıcı bir şey seçmek. Yüksek ses, keskin alet ya da fiziksel temas içeren atölyeler herkese uymaz; kapalı grup olsa da katılım gönüllü kalmalı.
- Kalabalığı tek masaya sıkıştırmak. Kişi başı tezgâh alanı azalınca atölye seyirlik gösteriye döner; büyük ekipte paralel masa her zaman daha iyi çalışır.
- Sonucu yarışmaya çevirmek. Ödüllü kupa seçimi eğlenceli görünür ama en çok, işi ilk kez deneyen kişiyi cezalandırır. Kapanışta herkesin işine birlikte bakmak yeter.
Talep nasıl ilerliyor?
Kurumsal sayfadaki formu doldurunca ekip büyüklüğüne ve amaca göre iki üç seçenek öneriliyor; tarih ve mekân netleşince kurum adına fatura düzenleniyor. Kişi sayısı atölyeden üç gün öncesine kadar ücretsiz güncellenebiliyor. Aklındaki soruyu formdan önce sormak istersen telefonla da anlatabiliriz.
Bu yazıda geçen atölyeler
Sık sorulanlar
Ekipte hiç el işi yapmamış insanlar var, olur mu?
Kurumsal atölyelerin tamamı başlangıç seviyesinde kurgulanıyor; amaç ustalık değil, iki saat sonunda herkesin elinde bitmiş bir şey olması.
Fatura ve ödeme nasıl işliyor?
Ödeme havale ya da kredi kartıyla alınıyor ve kurum adına fatura düzenleniyor. Kişi sayısı atölyeden üç gün öncesine kadar ücretsiz güncellenebiliyor.
Hangi şehirlerde kurumsal atölye yapılabiliyor?
Atölyesi olan her şehirde: İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Eskişehir, Gaziantep ve Trabzon. Mekân ustanın atölyesi ya da sizin belirlediğiniz bir alan olabiliyor.






